Eski Türkler, bebeğin yürümek üzere attığı ilk adımı çok önemli sayarlar, hemen bir kutlama yaparlarmış.

Günümüze kadar uzanan ‘İP KESME’ adetini yerine getirirlermiş.

Bu geleneğin amacı: Yürümeye başlayan çocuğun çok çabuk, düşmeden yürümesi ve bu sevincin yakın akraba, komşu, dost ve arkadaşlarla kutlanmasıymış.**

Anne ilk adım kutlaması için; Gelen misafirlere ikram etmek üzere, evinde turta, çörek veya poğaça pişirir, hazırlama aşamasında da çocuğuna ve tüm insanlar için dualar okur, yaptığı yiyecekleri de kutsarmış.

Yeni yürümeye başlayan çocuğun iki ayağını güzel bir kurdele ile birbirine bağlarlarmış. Bu arada gelen misafirlerin çocuklarından iki kardeş seçilir, çocuğun önünde koşturulurmuş.

Ev halkından olmayan, eli ayağı çabuk (tetik), sevilen, sayılan bir büyük kişi, ipi makasla kesermiş.

İpi keserken de sorarmış: Büyüyünce hangi mesleği seçeceksin?

Cevabı alabilmek için çocuğun önüne bir tepsi içerisinde; Kuran-ı Kerim, kitap, bilgisayar mouse, fotoğraf makinesi, boya kalemi, makas, altın eşya, gümüş eşya, top vb. sembolize eşyalar ile birlikte aralarına bir adet ilk adım turtası (çörek veya poğaçası) konulur, çocuğun seçmesi istenirmiş.

İlk adım çocuğu hangi eşyayı eline alırsa, mesleğini de seçmiş olurmuş:

Kuran-ı Kerim’i seçerse; dinine bağlı biri, kitap seçerse; öğretmen veya okumuş biri, mouse seçerse; bilgisayar mühendisi…….vb. olurmuş.

İp kesme adeti yerine getirildikten sonra, çocuğun annesi ipi kesen kişiye bir hediye verir (eşarp, fular, mendil, havlu, v.b.) ve misafirlere ilk adım turtalarını (çörek veya poğaça) ikram edermiş.